Yazıya Yorum Gönder!
facebook share twittershare

114 Yıllık Bir Hayır Kurumu

Geçenlerde Atatürk’ün annesi Zübeyde hanımın yıllardır ortaya çıkmamış, açıklanmamış vasiyetini televizyonda görünce ve bu sayede Darülaceze’yi biraz daha tanıyınca bu yazıyı yazmak aklıma geldi.. Önce Zübeyde hanımın sır vasiyetine bakalım sonrada Darülaceze’yi tanıyalım..

“Zekeriya Yıldırım Başkanlığındaki Darüşşafaka Cemiyeti yönetimi, arşiv ve müzede yenilemeler yaparken, Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın 1921 yılında Darüşşafaka’ya 20 bin kuruşluk bağış yaptığını içeren vasiyetini gün yüzüne çıkardı.”

Yıldırım, “Kuruluşu 1863’e uzanan Darüşşafaka, tarih boyunca bağışlarla yaşayan bir kurum. Darüşşafaka, Atatürk’ün annesi Zübeyde hanım’dan, ablası Makbule Ata’ya, Sait Faik’e uzanan değişik kesimlerden bağış ve destek görmüştür.” dedi.

Ayrıca, Darüşşafaka cemiyeti genel sekreteri Adnan Dovan, İş bankası hisselerinden yola çıkarak yaptıkları hesaplamayla, Zübeyde Hanım’ın bağışladığı 20 bin kuruşun değerinin bugün 2 milyon liraya denk gelebileceği sonucunu çıkardıklarını bildirdi.

Zübeyde Hanım’ın Darüşşafaka’ya bağış belgesinde çok ilginç bir şartı da bulunuyor. Dinine bağlı bir Müslüman olan Zübeyde hanım, bağış belgesinde her yıl kadir gecesi’nde bir Darüşşafaka öğrencisinin Hatmi Şerif (Kuran-ı Kerim’i baştan sona okumak) icra etmesini ve bundan hasıl olacak sevabı, başta Hazreti Muhammed ve ailesi olmak üzere enbiya ve evliyalara, kendi gelmiş geçmiş aile efradının ruhlarına bağışlanmasını şart koşmuş.

Atamızın rahmetli, saygıdeğer annesinin bağış yaparken vasiyetinden ne kadar dinimize bağlı olduğu ve ne kadarda hayırsever olduğu görülüyor.. Atamızda tıpkı onun gibi dinine bağlı ve insanlara yardım etmeyi seven biriymiş.. Şuanda Atatürk’ü sevmeyenlerin neden sevmediği ve ne zorları olduğunu anlamak mümkün değil, buradan yola çıkarak da karşılaştırma yaparsak geçmişde deniz feneri olsaydı, Zübeyde hanım yine yardımlarını Darülaceze’ye yapardı…

“Deniz feneri yüzyılın dolandırıcılık hareketi”ne baktığımızda, derneğin hükümet eliyle yasal koruma altına alındığı ve derneğe bağış yapanlardan vergi alınmadığı görülür. Ancak diğer taraftan yıllardır hiçbir menfaat beklemeden ve siyasi ideoloji gütmeden yardıma muhtaçlara yardım eden köklü bir kuruluşun hükümet eliyle aynı korumayı alamaması ve Darülaceze’ye yardım edenlerden “vergi alınıyor” olması, bu ülkedeki komik artı üzücü durumu ortaya koyuyor..

Komik ve üzücü dedim çünkü insanın dili tutuluyor bu garip durum karşısında. Bir dernek olacak ki yardım adıyla topladığı bağışları bir siyasi partiye , bir tv kanalı kurulmasına, bir sürü şirket kurulmasına aktaracak ve devlet eliyle korunacak, suçları sabit olarak çıktığında da devlet eliyle aklanacak.. Diğer yanda da 1895’den beri hiçbir menfaati olmadan insanlara yardım etmeye çalışan bir müessese devletin korumasını alamayacak…

Biraz eleştiri yaptıktan sonra gelin Darülaceze’yi tanıyalım..

114 Yıllık Bir Hayır Kurumu: Darülaceze

1895 yılında Sultan II. Abdülhamit Han tarafından kurulan kurum, kurulduğu günden bugüne 30.000’i çocuk olmak üzere toplam 100.000 kişiye şefkat yuvası olmuş. Halen 650’ye yakın insanımızı kuruluş felsefesinden ödün vermeden barındıran Darülaceze, din, dil, ırk, cinsiyet ve mezhep farkı gözetmeksizin cami, kilise ve havrasıyla dünyada eşi benzeri olmayan bir hayır kurumu..

Toplam 27.000 m2’lik bir alan üzerinde kurulan Darülaceze bünyesinde; 7 aceze (düşkünler) servisi, bir poliklinik, bir çocuk kreşi, içinde kütüphanesi bulunan rehabilitasyon merkezi, fırın, 3000 kişiye yemek yapabilecek kapasitede modern bir mutfak, kesimhane, kurban etlerini 1 yıl süre ile muhafaza edebilecek buzhane, çamaşırhane ve kurumun ihtiyaçlarına cevap verecek ölçüde terzihane, matbaa, marangozhane, ayakkabı tamir atölyesi, demirhane mevcuttur. T.C. İçişleri Bakanlığı’na bağlı ve kendine özel bir nizamname ile yönetilen Darülaceze; gönüllüleri, çalışanları ve acezeleri ile kocaman bir aile olmuş. Darülaceze, başta devlet hazinesinden olmayan 7.000 altın değerindeki özel eşyaları ile 10.000 altın bağışlayarak kurulmasını sağlayan Sultan II. Abdülhamit Han olmak üzere, bağışçılarının destekleri ile bugüne kadar varlığını sürdürmüş. İçişleri bakanlığı’na bağlı ve kendine özel nizamnamesi ile yönetilen 114 yıllık Darülaceze Müessesesi kurulduğu günden bugüne çalışanlarının ve barınanlarının tüm ihtiyaçları ile işletim giderlerinin tamamını hayırseverlerin bağışları ile karşılamış ve devlete bağlı olmasına rağmen varlığını devlete yük olmadan sürdürmüş.

Darülaceze, Türkiye Cumhuriyeti var olduğu sürece kendi başına zaten ayakta kalabilecek ve kendi kendine yetebilecek kadar güçlü bir hayır kurumu. Osmanlılardan bugüne kuruluş felsefesinden ödün vermeden devletin güvenirliğinde, yerel yönetimin dinamikliğinde, özel ve tüzel kişilerin bilgi birikimine ve finansmanına açık Darülaceze’nin de “Yaratandan dolayı yaratılana saygı” misyonunun birleştiriciliğiyle ortaya çıkan güçle sevgi ile gönülden verenle-alanın oluşturduğu şeffaf, kutsal bir sosyal dayanışma havuzu.

………………………………………

Allah herkesin hayırlarını kabul etsin..

Darülacezeye yardım etmek isteyenler için iletişim bilgileri..

Web Sitesi: http://www.darulaceze.gov.tr

Adres: Darülaceze Cad. No: 51 Okmeydanı – Şişli / İSTANBUL

Telefon: (0212) 210 18 95 (pbx) – Fax: (0212) 210 18 96 e-mail: darulaceze@darulaceze.gov.tr

Sitede çok önemli bilgiler paylaşılıyor, lütfen vaktiniz olduğunda web sitelerini inceleyiniz..

facebook share twittershare

Üyeliksiz Yorum Bırak

Sorularınıza gelen cevapları görmek için sayfayı CTRL+D tuşları ile Yer İmlerine eklemeyi unutmayın.


Lordiz.com © 2008~2017