Şu anda Görüntülemektesiniz;  Nükleer Ölümdür. #Yaşamakİstiyorum
Tarih: 
Google Özel Arama Yükleniyor..
YukarıİletişimYazıya Yorum Gönder!
facebook share twittershare

Nükleer Ölümdür. #Yaşamakİstiyorum

Hayatımız üzerine kumar oynayan tuzu kuru siyasetçiler, yine geleceğimizle kumar oynayıp, hayatlarımızı riske atıyorlar. Daha fazla enerji amaçlı Mersin'de, Sinop'ta (belki yakında başka yerlerde de) nükleer güç santralleri kuruluyor. Küçücük bir depremde, maden göçüğünde, kuş veya domuz gribinde, terör eyleminde, yüzlerce, binlerce canı yitiren Türkiye, bir türlü ders almıyor ve diğer gelişmiş ülkeler rüzgar santralleri, güneş panellerine yönelirken, bizler batıllı ülkelerin güvenlik seviyesinin yarısına bile ulaşamadan, yabancı kaynaklı, diğer ülkelerin istemediği nükleer santralleri ülkemizde kurduruyoruz. Peki neden? Yeni çernobilin ev sahibi olmak için mi?

Evet, Fransa, Rusya, ABD, Japonya gibi ülkelerde de bu santraller mevcut, yıllardır kullanılıyor ancak onlarda bizdeki iş güven(siz)liği, deneyimslzlik, deprem ve terör riski yok. Küçücük bir hata Çernobili, Japonyadaki deprem sonrası faciayı yada daha beterini bizlere yaşatabilir ve bu facianın etkileri 1000 km'den fazla mesafeye kadar yayıldığından birçok ilimizdeki insanlarımız ile birlikte diğer komşu ülke insanlarıda bundan etkilenebilir. Yani başka bir ülkeye zarar vermek isteyenler içinde bu santraller bir silaha dönüşebilir. Ayrıca santral için gerekli önlemler alınmaz ise bulunduğu bölge toprağı, suyu, havası, insanları büyük zararlarda görebilir.

İllaki işine gelenler nükleeri savunacaktır, ama normal bir vatandaş rüzgar ve güneş panelleri yerine nükleer riski savunmamalıdır. Çünkü burası Türkiye.

İşte bu sebeple GreenPeace, Akkuyu santrali için verilen ÇED raporuna dava açtı, çünkü raporun net olmadığını, güvenliğin üst seviye olmadığını, insanların riske atıldığını biliyor, anlatıyorlar.

http://imza.greenpeace.org/akkuyu

Enerji istiyorsak ya rüzgar santralleri, güneş panellerine yönelmeli, yada modern ülkeler seviyesine geldikten sonra nükleer santralleri değerlendirmeye almalıyız. (Ki bence tarımı bitme noktasına gelmiş, patates, mısır, pirinç ve daha birçok ürünü ithal etmeye başlayan bir ülke önce tarımı ayağa kaldırmalı, sonra enerji kaynakları için adımlar atmalı.)

Geleceğimiz için endişeleniyorsanız lütfen sizde imzalayın;

http://imza.greenpeace.org/akkuyu

Ve siyasilerin hayatlarımızı riske atmasına hiçbir zaman göz yummayın. 

Hatırlatma amaçlı Çernobil; 

26 Nisan 1986'da Ukrayna'daki Çernobil nükleer reaktöründe meydana gelen patlama ve sonucunda yayılan radyoaktif madde Ukrayna, Beyaz Rusya ve Rusya'da yaşayan 336.000 insanın tahliyesine, 56 kişinin ölümüne, 4.000 doğrudan ilişkili kanser vakasına ve 600.000 kişinin sağlığının ciddi şekilde etkilenmesine sebep olmuştur. Nükleer kalıntıların ürettiği radyoaktif bulut patlamadan sonra tüm Avrupa (Türkiye'de özellike Karadeniz ve Marmara bölgesi) üzerine yayılmış ve Çernobil'den yaklaşık 1100 km uzaklıktaki İsveç Formsmark Nükleer Reaktöründe çalışan 27 kişinin elbiselerinde radyoaktif parçacıklara rastlanmış ve yapılan araştırmada radyoaktif parçacıkların İsveç'ten değil Çernobil'den gelen parçacıklar olduğu tespit edilmiştir.

Son Not; Halasını, çok sevdiği 25 yaşındaki arkadaşını kanserden kaybetmiş biri olarak daha fazla kanserle acı çeken, yitip giden canlar görmek istemiyorum.

facebook share twittershare

Üyeliksiz Yorum Bırak

Sorularınıza gelen cevapları görmek için sayfayı CTRL+D tuşları ile Yer İmlerine eklemeyi unutmayın.





Reklamlar
 

Son Yazılar

TEKNOTV Videolar

Son Yorumlar
Unutulmaz
 

Reklam
 

Reklam
 

Reklam
 

Reklam
 

Reklam
 

© 2016 Lordiz.com