Yazıya Yorum Gönder!
facebook share twittershare

Türk Perinatoloji Derneği (TPD) Başkanı Prof. Dr. Turgay Şener, ABD’de yapılan ve bir süredir basında ”tüp bebek uygulamalarında özürlü bebek olasılığının yüzde 30 arttığı” yönündeki yayınların yanlış yorumlanmaması gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Şener, son günlerde basında ABD’de yapılan bir çalışmanın sonucuna dayanılarak, üremeye yardımcı tekniklerin (tüp bebek) uygulamalarında engelli bebek olasılığının yüzde 30 arttığı yönünde haberler yayımlandığını anımsattı.

Bu oranın sağlıklı değerlendirilmesi ve yanlış yorumlanmaması gerektiğini ifade eden Şener, şöyle konuştu:

”Söz konusu çalışma ABD’deki bazı tüp bebek merkezlerinin sonuçlarını rapor etmekte olup ne ABD’nin tüm sonuçlarını ne de ülkemizdeki sonuçların birebir göstergesidir. Bu raporda araştırılan 30 anormallikten sadece 4’ünde tüp bebek uygulamalarında artış olduğu rapor edilmiştir. Bu raporda, bebeklerinde anormallik olan grup içinde normal yolla hamile kalanların yüzde 1’inde gebelik sırasında bebekler kendiliğinden anne karnında ölmüş, yüzde 1’inde ise ailenin isteğiyle gebelik sonlandırılmıştır. Yani normal yolla gebelik oluştuğunda ortaya çıkan anormallikler çok daha ağır olmaktadır.”

-MUAYENENİN ÖNEMİ-

Prof. Dr. Şener, tüp bebek uygulamalarında ortaya çıkan anormalliklerin çok büyük bir kısmının ise gebeliğin sonlandırılmasını gerektiren boyutlarda olmadığını, doğum sonrasında kendiliğinden düzelen veya ameliyatla düzeltilebilen sorunlar olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

”Söz konusu çalışmada asıl gözden kaçırılmaması gereken ana nokta; anensefali (beynin olmaması), multipl VSD (geniş ve çoklu kalp duvar deliği), aort koarktasyonu (ana atardamar darlığı), kraniosinostoz (kafatası kemiklerinin bitişik olması), diyafragma hernisi (göğüs-karın zarı fıtığı) ve kol-bacak eksiklikleri gibi ağır anomaliler normal yollarla gebe kalanlarda çok sayıda mevcutken tüp bebek yöntemi ile gebe kalan tekil gebeliklerde hiç görülmemiştir. Örneğin, diyafragma hernisi saptanan 334 bebeğin, kraniosinostoz saptanan 464 bebeğin hiçbiri tekil tüp bebek değildir. Bu anomalilerin görülme sıklığında üremeye yardımcı teknikleriyle elde edilen gebeliklerin yaklaşık yüzde 50’sini oluşturan çoğul gebeliklerde de anlamlı bir fark olmadığı raporda belirtilmiştir.”

Prof. Dr. Şener, genel önlem olarak, bütün tüp bebek gebeliklerinin, diğer tüm gebelikler gibi, hamileliğin hem ilk 3 ayının sonunda hem de 20-22’inci haftalarda perinatoloji alanında yetişmiş bir uzman tarafından detaylı taramadan, testlerden ve ultrasonografik kontrollerden geçirilmesi gerektiğini, bu muayenelerde söz konusu anormalliklerin çok önemli bir kısmının saptanabildiğini ve bebeklerin sağlıklı koşullarda doğmalarına imkan tanınabildiğini kaydetti.

facebook share twittershare

Üyeliksiz Yorum Bırak

Sorularınıza gelen cevapları görmek için sayfayı CTRL+D tuşları ile Yer İmlerine eklemeyi unutmayın.


Lordiz.com © 2008~2017