Şu anda Görüntülemektesiniz;  Yılmaz Özdil’den “Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda”
Tarih: 
Google Özel Arama Yükleniyor..
YukarıİletişimYazıya Yorum Gönder!
facebook share twittershare

Yılmaz Özdil'den

Yılmaz Özdil, Tuncay Özkan ve Uğur Dündar'dan sonra en sevdiğim üçüncü gerçek gazetecidir. Yepyeni bir kitabı çıkmış adı "Beraber yürüdük biz bu yıllarda".. Benim birkaç yıldır aklımda olanı, "neden kimse bunu yapmıyor ki?" yi hayata geçirmiş ve son 10-11 yılın özetini çıkarmış. Balık hafızalara güzel bir sepet yapmış. Keşke herkes alsa, okusa. Ama malum güzel ülkemde kitap okur yazar oranı ortada.. Bedava dağıtılsa bile almayanlar çıkar yada alır kenara koyarlar.. 

Kitap 352 sayfa. 1.5 yıl uğraşılmış ve 5 gazetenin arşivinden 460 bin sayfa taranarak ortaya çıkarılmış. Bu kadar emek verilmiş bir eserin fiyatı ise 14 TL. Ben aldım belki sizlerde merak edersiniz neler olmuş son 10 yılda..

Kitabı online satın alabileceğiniz siteler;

Hepsiburada.com (13.31 TL + Kargo.): Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda

D&R.com.tr (13.99 TL + Kargo): Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda

İdefix.com (14.25 TL + Kargo): Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda

Kitabın Yılmaz Özdil'ce tanımı;

Son 10 yılda yaşadığımız her şey

"Beş gazetenin arşivinden 460 bin sayfa taradım. Sırf arşiv taraması 1.5 senemi aldı. İsim Şehir Hayvan ve İsim Şehir Bitki gibi köşe yazılarımdan derleme değil… Sıfırdan yazıldı. 3 Kasım 2002de başlıyor. Bugüne kadar geliyor. Çıraklık, kalfalık, ustalık diye üç bölümden oluşuyor." 

Yılmaz Özdil, Hürriyet, 30 Temmuz 2013 

Bir tablo hayal edin.

Sanat eseri.

Miras. Size ait.

Tuvali, Türkiye coğrafyası.

Boyası, şehit kanı, alın teri.

Her sabah uyanıyorsunuz.

Gururla seyrediyorsunuz.

Ama, birileri her sabah sizden önce uyanıp o tablonun başına geçiyor 

ve orasına burasına minik minik fırça darbeleri atıyor.

Her sabah bir minik fırça darbesi.

Usta işi.

Küçük küçük değişiyor tablo.

Aniden değil.

Milim milim.

Alıştıra alıştıra.

Yedire yedire.

Aradan yıllar geçiyor.

Tablo, o tablo olmaktan çıkmış!

Komple değişmiş.

Dedim ya, kanıksamışsınız.

Bakıyorsunuz bakıyorsunuz…

Tablo, hâlâ aynı tablo zannediyorsunuz.

Peki ne yapılabilir?

Fark, nasıl fark edilebilir?

Orijinalin aslında ne kadar değiştiği…

Ne hale getirildiği…

İlk bakışta nasıl anlaşılabilir?

Tek çare var. Kıyas.

Tablonun ilk haliyle…

Son halini yan yana koymalı.

facebook share twittershare

Üyeliksiz Yorum Bırak

Sorularınıza gelen cevapları görmek için sayfayı CTRL+D tuşları ile Yer İmlerine eklemeyi unutmayın.





Reklamlar
 

Son Yazılar

TEKNOTV Videolar

Son Yorumlar
Unutulmaz
 

Reklam
 

Reklam
 

Reklam
 

Reklam
 

Reklam
 

© 2016 Lordiz.com